7 dakikalık okuma · British Horse Society tavsiyelerinden yararlanılarak Türkiye koşullarına uyarlanmıştır.
Atlar zehirli bitkileri neden yer?
Sağlıklı bir otlakta, yeterli kaba yemle beslenen atlar zehirli bitkilerin çoğuna dokunmaz; bu bitkilerin birçoğu acı ya da hoş olmayan tatlıdır. Sorunlar genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:
- Otlak aşırı otlatılmış, kurak ya da zayıfsa ve atın yiyecek başka bir şeyi kalmamışsa
- Zehirli bitki kurutulup ota ya da yoncaya karışmışsa; birçok bitki kuruyunca acılığını kaybeder ama zehirliliğini korur
- At, yeni ve tanımadığı bir alana çıkarılmışsa
- Bahçe atıkları, budama artıkları ya da biçilmiş çim padoğa atılmışsa
- Çit dışındaki bir süs bitkisine atın boynu yetişiyorsa
Bu nedenle zehirli bitkilere karşı en iyi koruma, iyi yönetilen bir otlak, kaliteli kaba yem ve düzenli alan kontrolüdür.
Aşağıdaki liste eksiksiz değildir. Bitkileri tanımakta zorlanıyorsanız fotoğraflarını çekip bölgenizdeki bir veteriner hekime, ziraat mühendisine ya da bir üniversitenin botanik birimine danışın.
Türkiye'de öne çıkan zehirli bitkiler
Zakkum (Nerium oleander)
Türkiye'de, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında dere yataklarında doğal olarak yetişen, ayrıca bahçelerde, otel peyzajlarında ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak çok yaygın kullanılan bir çalıdır. Yaprakları, çiçekleri ve dalları kalbi doğrudan etkileyen maddeler içerir. Az miktarda bile kalp ritminde ciddi bozukluklara ve çoğu zaman belirgin bir uyarı vermeden ani ölüme yol açabilir. Kuru yapraklar da zehirlidir. Ahır ve padok çevresinde zakkum bulundurmayın, budama artıklarını kesinlikle atların ulaşabileceği yere bırakmayın.
Porsuk (Taxus baccata)
Türkiye ormanlarında doğal olarak bulunan, park ve bahçelerde çit ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen her dem yeşil bir ağaçtır. Atlar için bilinen en hızlı etkili zehirli bitkilerden biridir; birkaç ağız dolusu yaprak bile kısa sürede ani yere yığılma ve ölüme neden olabilir. Kesilmiş ya da kurumuş dallar da aynı ölçüde tehlikelidir. Porsuk ağaçlarının atlara uzanabileceği hiçbir yerde bulunmaması gerekir.
Kanarya otu ve diğer Senecio türleri
Sarı, papatyaya benzer çiçekler açan bu otlar Türkiye'nin pek çok bölgesinde yaygındır. Karaciğere zarar veren maddeler içerirler. Zehirlenme çoğu zaman aylar boyunca az miktarda tüketimle sinsi biçimde gelişir; belirtiler ortaya çıktığında karaciğer hasarı genellikle geri döndürülemez durumdadır. Kilo kaybı, sarılık, halsizlik, ışığa duyarlılık ve davranış değişiklikleri görülebilir. Atlar taze bitkiyi çoğunlukla yemez, ancak kurutulmuş ota karıştığında ayırt edemez. Bu nedenle kanarya otu bulunan alanlardan biçilen ot kullanılmamalıdır.
Baldıran (Conium maculatum)
Nemli alanlarda, yol ve tarla kenarlarında, çit diplerinde rastlanan, beyaz şemsiye biçimli çiçekleri olan ve gövdesinde mor lekeler bulunan uzun boylu bir bitkidir. Zararsız yabani maydanoz türleriyle kolayca karıştırılır. Sinir sistemini etkiler; titreme, koordinasyon bozukluğu, göz bebeklerinde büyüme, salya artışı ve solunum güçlüğü görülebilir. Su kenarlarında yetişen akrabası su baldıranı da benzer tehlike taşır. Bu bitkileri sökerken eldiven ve uzun kollu giysi kullanın; bitki insan cildini de tahriş edebilir.
Tatula (Datura stramonium)
Boru şeklinde beyaz ya da mor çiçekleri ve dikenli tohum kapsülleriyle tanınan, Türkiye'de tarla kenarlarında, boş arazilerde ve gübrelik çevresinde sık görülen bir yabani ottur. Tohumları ve yaprakları sinir sistemini etkileyen güçlü maddeler içerir. Atlarda huzursuzluk, göz bebeklerinde belirgin büyüme, kalp atımında hızlanma ve bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlı kolik görülebilir. Tohumlarının tahıla ya da ota karışması özellikle risklidir.
Meşe palamudu (Quercus türleri)
Türkiye'nin hemen her bölgesinde geniş meşe alanları bulunur. Meşenin palamudu, yaprakları ve genç dalları atlar için zehirli olabilir. Atların çoğu acı tadı nedeniyle palamuttan uzak durur, ancak bazı atlar palamuda alışabilir. Palamut yükünün yoğun olduğu yıllarda, kurak geçen yazlardan sonra ya da fırtınada yere çok miktarda palamut düştüğünde risk artar. Halsizlik, iştahsızlık, kolik, kanlı ishal ya da kabızlık ve dışkıda palamut kabukları uyarıcı işaretlerdir. Palamut döneminde ağaç altlarını elektrikli çitle ayırın ya da düşen palamutları toplayın.
Dağ akçaağacı ve diğer akçaağaçlar
Trakya'da doğal olarak bulunan ve başka bölgelerde park ağacı olarak dikilebilen dağ akçaağacının (Acer pseudoplatanus) tohumları, fideleri ve yaprakları, "atipik miyopati" denen ve kasları hızla tahrip eden ağır bir hastalığa yol açabilir. Risk özellikle sonbaharda tohumlar düştüğünde ve ilkbaharda fideler çıktığında artar. Kas sertliği ve titreme, terleme, koyu renkli idrar, güçsüzlük ve yatıp kalkamama gibi belirtiler birkaç saat içinde ağırlaşabilir. Padoğunuzun yakınında akçaağaç varsa türünü bir uzmana tanımlatın.
Kartal eğreltisi (Pteridium aquilinum)
Karadeniz kıyı şeridinde ve iç Karadeniz illerinde orman açıklıklarında ve meralarda yaygındır. Uzun süre tüketildiğinde atlarda B1 vitamini (tiamin) eksikliğine yol açar. Belirtiler haftalar içinde gelişir: kilo kaybı, sendeleme, kas titremeleri ve ileri dönemde nöbetler. Kurumuş haliyle ota karıştığında da zehirlidir.
Diğer dikkat edilmesi gereken bitkiler
- Orman gülü (Rhododendron türleri): Batı ve Doğu Karadeniz ile Marmara'nın bazı ormanlarında yaygındır, süs bitkisi olarak da dikilir. Kalp ve sindirim sistemini etkileyebilir.
- Yüksük otu (Digitalis türleri): Türkiye'de birkaç türü doğal olarak bulunur. Kalbi etkileyen maddeler içerir.
- Sarı kantaron (Hypericum perforatum): Meralarda yaygındır. Özellikle açık renkli derili bölgelerde güneşe karşı aşırı duyarlılık ve deri yanıklarına yol açabilir.
- Şimşir (Buxus): Çit bitkisi olarak yaygındır; budama artıkları padoğa atılmamalıdır.
Padoğunuzu güvenli hale getirmek
Düzenli kontrol
- Her mevsimin başında, özellikle ilkbaharda ve sonbaharda, padoğun tamamını ve çit hattının her iki yanını yürüyerek kontrol edin.
- Komşu bahçelerden çite sarkan süs bitkilerine dikkat edin; gerekirse komşunuzla konuşun.
- Yeni bir padok kiraladığınızda ya da ata yeni bir alan açtığınızda, at çıkmadan önce mutlaka kontrol edin.
Temizleme
- Zehirli bitkileri kökleriyle birlikte sökün; yalnızca biçmek ya da kesmek çoğu zaman yeterli değildir ve kesilen parçalar daha da tehlikeli olabilir.
- Söktüğünüz bitkileri padokta bırakmayın; atların ulaşamayacağı şekilde poşetleyip uzaklaştırın.
- Bu işlemler sırasında eldiven giyin.
- Geniş alanlarda ilaçlı mücadele düşünüyorsanız, hangi ürünün kullanılacağını ve atların alana ne zaman dönebileceğini bir ziraat mühendisi ya da veteriner hekimle belirleyin.
Ağaçları ayırmak
Porsuk, zakkum gibi yüksek riskli bitkileri sökemiyorsanız, at boynunu uzattığında bile ulaşamayacağı mesafede, sağlam bir çitle ayırın. Meşe ve akçaağaç gibi ağaçların altını riskli mevsimlerde elektrikli çitle kapatabilirsiniz.
Yem güvenliği
- Kuru ot ve yoncayı güvendiğiniz kaynaktan alın; mümkünse balyaların hangi araziden biçildiğini sorun.
- Balyayı açarken içinde tanımadığınız kuru bitkiler görürseniz o balyayı kullanmayın.
- Otlak zayıfladığında atlara ek kaba yem verin; aç at seçici davranmaz.
- Biçilmiş çim, bahçe ve budama atıklarını hiçbir koşulda atlara vermeyin.
Ne zaman veteriner hekim çağırmalı?
Atınızın zehirli bir bitki yediğinden şüpheleniyorsanız, belirti görmeyi beklemeden veteriner hekiminizi arayın. Bazı bitkilerde belirtiler çok hızlı, bazılarında ise haftalar sonra ortaya çıkar. Özellikle şu durumlarda acil yardım isteyin:
- Ani halsizlik, sendeleme, yere yığılma
- Titreme, kas kasılmaları ya da nöbet
- Düzensiz ya da çok hızlı kalp atımı, solunum güçlüğü
- Kolik belirtileri ya da kanlı ishal
- Koyu kahverengi ya da kırmızımsı idrar
- Göz bebeklerinde belirgin büyüme, körlük belirtileri
Veteriner hekim gelene kadar atı sakin bir yere alın ve şüphelendiğiniz bitkiden bir örnek ya da net bir fotoğraf hazırlayın. Kendi başınıza ilaç ya da "panzehir" vermeyin.
Sık sorulan sorular
Atlar zehirli bitkileri içgüdüsel olarak tanımaz mı?
Çoğu at, iyi bir otlakta zehirli bitkilerin birçoğundan kaçınır; ancak bu güvence değildir. Aç kalan, sıkılan ya da yeni bir alana çıkan atlar alışılmadık bitkileri deneyebilir. Kurutulmuş otun içindeki zehirli bitkileri ise ayırt edemezler.
Kuruyan bitki zehirliliğini kaybeder mi?
Çoğu zaman hayır. Porsuk, zakkum, kanarya otu ve kartal eğreltisi gibi birçok bitki kuruduğunda da zehirli kalır; üstelik acılığını kaybettiği için ata daha "lezzetli" gelebilir. Bu nedenle otun kaynağı önemlidir.
Bahçemde zakkum var, atım yalnızca yanından geçiyor. Risk var mı?
Atın ağzının ulaşabileceği her mesafe risklidir. Bağlanan, beklerken çevreyi koklayan ya da otlayan bir at birkaç yaprağı kolayca koparabilir. Ahır, padok, bağlama yeri ve yükleme alanı çevresinde zakkum bulunmamasını sağlayın.
Padokta tanımadığım bir bitki gördüm, ne yapmalıyım?
Bitkinin yapraklarını, çiçeğini ve gövdesini gösteren net fotoğraflar çekin ve bir uzmana tanımlatın. Tanımlanana kadar atın o bölgeye erişimini engellemek en güvenli yoldur.
Kaynaklar
- bhs.org.uk/horse-care-and-welfare/health-care-management/pasture-management/poisonous-plants
- bhs.org.uk/horse-care-and-welfare/health-care-management/horse-health/equine-diseases/atypical-myopathy
- bhs.org.uk/horse-care-and-welfare/health-care-management/horse-health/equine-diseases/acorn-poisoning
- acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=142584
- acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=142574
- eurasianjvetsci.org/pdf.php3?id=549
- acikerisim.uludag.edu.tr/items/8d9bd44c-1170-4a02-a7ad-e8d2a7c80efe
- acikerisim.uludag.edu.tr/items/7d768a59-0cea-4598-ac13-fc14060149d3/full
- merckvetmanual.com/en-pr/special-pet-topics/poisoning/bracken-fern-poisoning
- dvm360.com/view/part-one-5-plants-toxic-horses
- vetrehberi.com/egrelti-otu
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; atınızın sağlığıyla ilgili kararlar için veteriner hekiminize danışın.



